Haklı olmak, o an ve derhal bir sonuç alınacağı, kazancın hemen geleceği anlamına gelmez. Hakikat, bazen toprağın altındaki tohum gibidir; filizlenmesi zaman ister. Ancak hak ve doğru üzerinde sabit kalan, istikametini bozmayan kimse, uzun vadede asla hayal kırıklığına (inkisara) uğramaz. Tarih, geçici rüzgarlara kapılmayıp doğrulukta direnenlerin nihai zaferine her zaman şahittir.
Sen şartlar ne olursa olsun karakterinden ödün verme. Eğip bükmeden, bahanelere sığınmadan sadece hak üzerinde dimdik dur! Ve sabrı kendine zırh edin. Unutma ki sabır; sadece beklemek değil, bekleme sürecinde duruşunu bozmamaktır.
Rabbimiz, bu zorlu hayat yolculuğunda sabrı kuşananları Kuran-ı Kerim’de pek çok müjde ile övmüştür:
"İşte onlara, hak yolda sabır ve sebat göstermelerine karşılık, kendilerine cennetin üstün sarayları verilecek. Oraya selamla, hürmetle buyur edileceklerdir" (Furkan Suresi, 75)
"İşte onlar, gösterdikleri sabır ve sebattan dolayı çifte mükâfat alırlar. Onlar kötülüğe iyilikle mukabele eder ve kendilerine nasib ettiğimiz mallardan, Allah yolunda harcarlar." (Kasas Suresi, 54)
"Sizi mutlaka imtihan edeceğiz, ta ki içinizden mücahede edenleri, sabır ve sebat gösterenleri tanıyacak ve gösterdiğiniz yararlılıkları imtihan meydanlarında örnek göstereceğiz" (Muhammed Suresi, 31)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder