26.03.2026

İNSAN İNSANIN AYNASIDIR


Bazen insana hayret ediyorum.
Her kim bir kişiyi ne kadar çok tenkit eder ve eleştirirse, o kişiye o kadar çok benzemeye başlıyor.

Nietzsche boşuna söylememiş bunu:"Canavarlarla savaşan kişi, bu süreçte kendisinin de bir canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir. Çünkü siz uçuruma uzun süre bakarsanız, uçurum da sizin içinize bakmaya başlar."

O yüzden bir insanın yanlışını ifşa etmektense, direk yada dolaylı yoldan doğruyu hatırlatmak ve doğruyu tavsiye etmek ona benzememek açısından çok daha güvenli....
-------------------------------------------------------
(İbrahim Suresi, 24-26. ayetler:)
"Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi? Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. O ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir... Kötü bir sözün misali de, yerden koparılmış, ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağaç gibidir."

(Hadis-i şerif )
"Ashabımdan hiç kimse, bir diğeri hakkında bana hoşlanmayacağım bir söz (şikayet, gıybet, kötüleme) ulaştırmasın. Çünkü ben, sizin karşınıza 'Kalbi Selim' (tertemiz, huzurlu ve önyargısız bir kalp) ile çıkmak istiyorum."

19.03.2026

KİTAP İÇİNDE KİTAP



Öğretmenlikte on yılları devirmeme rağmen bazen bir konuyu incelerken 'bunu daha önce nasıl fark etmemişim' dediğim ne çok ayrıntıyla karşılaşıyorum.

-Bu kainat öyle bir kitap ki, her kelimesi içinde küçük kalemle bir kitap yazılmış; her harfi içinde ince kalemle muntazam bir kaside yazılmış; her sahifesi çok kitapları tazammun eder..-

----Sözler, Bediüzzaman Said Nursi...

14.03.2026

HAYAT, KAİNATI RUHUDUR


Yapılan araştırmalar yürüyüş yapmanın, problem çözme mekanizmalarını tetikleyen en etkili aktivitelerden biri olduğunu söylüyor. Hatta yürümek üretken düşünceyi %60 oranında artırıyormuş. Bugün yemek sonrası yürüyüşümü yaparken daha önce hiç fark etmediğim bir düşünce beliriverdi zihnimde.

Hemen yanı başımızda yükselen 15-20 katlı inşaata bakarken onu gri betonlar, üst üste binmiş katlar, demir yığınları olarak gördüm. Bir an için bana o kadar anlamsız, o kadar soğuk o kadar yabancı geldi ki. "Neden?" dedim içimden, "Bu devasa kütleleri neden inşa ediyoruz?" Cıvıl cıvıl hayat dolu olan ve her bir köşesi ayrı bir sanat meşheri olan muazzam doğanın içine bu ruhsuz binaları neden dikiyoruz?

Sonra o pencerelerin ardında bir gün birilerinin oturacağını düşündüm. Orada insanların nefes alacağını, huzur bulacağını, bir sofranın kurulacağını, bir çocuğun sesinin duvarlarda yankılanacağını... İşte o an o soğuk beton bir anlam ve bir ruh kazandı. Bir anda o beton yığını hayatın değmesiyle şenleniverdi gözümde.

Evet, şurası kesin: Hayat, değdiği her şeyi madde olmaktan çıkarıp manaya dönüştüren tek güç.
Aslında formül çok net:
Hayat yoksa binalar sadece taş yığını.
Hayat yoksa şehirler birer harabe.
Hayat yoksa bu uçsuz bucaksız kainat, zifiri karanlıkta dönüp duran devasa ve karanlık cisimlerden başka bir şey değil.

Anlamı veren, rengi katan, o gizemli dokunuşu yapan sadece hayattır. Eğer durum buysa, hayata hizmet eden her eylem en derin manasıyla kutsaldır. Hayatı eksilten, onu yok sayan veya karanlığa boğan her ne varsa; o da aynı şiddetle reddedilmeli, kalbimizde ve zihnimizde mahkum edilmelidir.

Artık sadece "barınacak kutular" inşa etmeyi bırakmalı insanlar. Mimari hayatı öncelemeli; insanın ruhuna dokunan, konforunu değil huzurunu hedefleyen, hayatı daha renkli ve anlamlı kılacak alanlar kurmalı. Binalarımızı betonun soğukluğuna göre değil, hayatın o muazzam sihrine göre tasarlamalı. Çünkü hayatın olmadığı yerde, her şey bir hiçlikten ibarettir.

13.03.2026

YOL AÇMAK KADERİN İŞİ



İstanbul'daki onuncu ve sonuncu yılımdan bir kare...
AP Physics dersleri vesilesiyle on yıl ara verdiğim İngilizce Fizik öğretimine o yıl usulca tekrar itelenmiştim.
Oysa kader biliyormuş, bir kaç ay sonra öğretmenlik haklarımın elimden alınacağını...
Oysa kader biliyormuş, dibinde ders yaptığım, uçak gürültülerinin sesime karıştığı o havaalanından bir kaç ay sonra tekrar başka diyarlara yelken açacağımı..
Kader biliyormuş....
..ve ben de artık biliyorum, yol açmak kaderin işi. Bana ise neyi tercih edeceğim kalıyor...

8.03.2026

YOLA REVAN OL


Size imkansızı fısıldayanlara kulaklarınızı kapatın.
Ve unutmayın: İnsanı yoran yolda olması değil, yolun sonunu bulamamasıdır.
O yüzden yolun sonunu aramamalı...
Yola revan olmalı...
Maksuda varmanın tadı bir anlık iken, yolda olmanın tadı yol boyunca sana eşlik eder.
Zaten doyumsuzluğu besleyen de sabır ve emek ile yoğurulmadan çarçabuk elde edilen semere değil midir?

2.03.2026

MÜKAFATI SINIRSIZ İBADET: ORUÇ


Oruç, boş bir mukaveleye imza atmak gibidir. Mümin, sahurla birlikte bu sözleşmenin altına imzasını atar; mukaveleye yazılacak rakamı, yani bu eşsiz sabrın mükafatını ise bizzat orucu emreden Rabbimiz, Kendi sonsuz cömertliğiyle takdir eder.

Sahih-i Buhari ve Müslim’de Allah Resulü (sallahü aleyhi vessellem) şöyle buyurduğu nakledilir:

"Âdemoğlunun işlediği her hayır işi için on katından yedi yüz katına kadar sevap yazılır. Allah Teâlâ buyurdu ki: 'Oruç müstesna! Çünkü o benim içindir ve onun mükâfatını (miktarını belirtmeksizin) bizzat Ben vereceğim.'
----------  
Not: Futbol dünyasında "boş mukaveleye imza atmak", bir futbolcunun kulübüne duyduğu sonsuz güveni ve vefayı temsil eder. "Rakam ne olursa olsun, razıyım çünkü ben renklerime bağlıyım" demektir.