1.01.2012

SELAMSIZ BANDOSU!

Saat 00:00 gösterince havai fişekler patladı. Bazı insanlar "geliyor! geliyor!" dedikleri yeni yılı çığlıklar ve uğultularla karşıladılar.
Ben ise (eğer yeni bir yıl varsa, elbette eskisi de olmalı diyerek) eski dedikleri yılın son dakikalarını şöyle dolu dolu yaşamayı seçtim ve günlük hayat akışımı değiştirmeden, bu esintiyi kaleme aldım.
Şöyle ki:
Bittiği farz edilen eski yıl, bana ve bütün insanlara ait acı ve tatlı binlerce anı ile, rengimize, kokumuza ve duygularımıza boyanarak bir kişilik kazandı.
Geldiğini varsaydığımız yıl ise henüz bize ait hiç bir eseri barındırmadığı ve bize ne kadar yar olacağı belli olmadığından, benim için bir kıymet ifade etmedi. Dolayısıyla elimdeki sermayem olan şimdiki zamanımı, henüz alem-i gaybdan alem-i şehadete intikal etmemiş gelecek zamana methiyeler dizerek geçirmeyi  israf saydım. Bu sebepten, yüzümü eski yıla dönerek onunla dertleşmeyi tercih ettim.
---------------------------------------------------------------
Şener Şen'in sevdiğim filmlerinden birisidir "Selamsız Bandosu"... Tren yolu üzerindeki Selamsız kasabasından Reis-i Cumhur geçecektir. Kasaba sakinleri, köylülerden oluşan bir bando hazırlamaya karar verirler. Kasabadan geçerken, Reis-i Cumhur demiryolu güzergahında çalan bandoyu görecek, treni durduracak ve böylece kasabada mola verecektir. Bütün kasaba işini gücünü bırakır ve bin bir türlü zoruluklarla bir bando hazırlar.
Reis-i Cumhurun geçeceği gün her şey tamamdır. Tren görünür, bando çalmaya başlar. Bir tarafta bandonun sesi, diğer yanda ahalinin nümayişi ve lokomotifin sesi bir kaç saniyeliğine birbirine karışır. Trenin havalandırdığı toz dumanın içinde bir el kompartımanın penceresinden ahaliyi selamlayarak diğer kasabalara doğru uzaklaşır gider.
Velhasılı kelam, umarım  bizim yeni  yıl kutlamalarımız da "Selamsız Bandosu" nun sonundaki sahne gibi neticelenmez.
----------------------------------------------------
Bu arada "yeni yıl"ın ilk yazısını yazan ben oldum galiba...

Hiç yorum yok: