Güneşli havayı bir lütuf bilip, kızlarımla şöyle bir nefes alalım, dışarıda biraz gezelim istemiştim. Karşı apartmanın giriş kapısı adeta kuytu bir tünel gibi kaldırımdan iki-üç metre kadar içeride kalıyordu.
Karşımızdaki lisenin öğrencileri bu "kör noktayı" çoktan keşfetmişlerdi. Ders çıkışında "demlenmek" için mesken tutmuşlardı orayı. Biz bankta otururken yine geldiler. Ellerinde bir şişe kola ve pet bardaklar... İçlerinden biri, kimsenin fark etmediğini sandığı ama aslında o kuytunun "raf" niyetine kullanılan köşesine elini attı, bir paket sigara çıkardı. O sırada kolalar da bardaklara doluyordu.
Kızlarımla tam karşılarında bir yerde oturuyorduk. Dikkatle ama hissettirmeden onları izliyordum. Bir süre sonra içlerinden biri, elinde bir bardak kolayla bana doğru yaklaşmaya başladı. Belli ki ikram edecekti.
"Kola içmiyorum, teşekkür ederim," dedim ve usulca ekledim: "Ben bir öğretmenim, biliyor musunuz?"
Durakladılar, eller havada kaldı, birbirlerine bakmaya başladılar. O cesaretin yerini hafif bir tedirginlik, bir mahcubiyet aldı. Sohbeti biraz açmak istedim:
"Aranızda en tiryaki kim bakalım?"
Hemen sigara içmeyen bir arkadaşlarını işaret ettiler. Akıllarınca hedef şaşırtıyorlardı. Elimle diğerlerine de "yanıma gelin" işareti yaptım. Çekine çekine geldiler.
"Sigara içmek için daha nezih, daha ferah bir yer bulsanız olmaz mı? Burası pek tekin durmuyor; hem apartman girişi, hem mahalle arası," dedim.
Grubun sözcüsü gibi duran "bay tiryaki" omuzlarını silkti: "Hocam nezih bir yer yok ki..."
"Neden?" dedim, "Okulun yanındaki o yemyeşil park güzel bir yer değil mi? Oraya gitseniz ya..."
Mahcup bir sesle cevap verdi: "Ama oradan öğretmenler geçiyor hocam..."
"Öğretmenden neden çekiniyorsunuz?" diye sordum. "Saygımızdan..." dediler, "Görmesinler, ayıp olur."
Gülümsedim:
"Gençler," dedim. "Sigara bir saygı aygıtı değildir ki... Bu tamamen sizin sağlığınızla, size emanet edilen canla ilgili bir durum.
Diyelim ki siz öğretmene duyduğunuz saygıdan dolayı o sigarayı saklıyorsunuz, peki kendi bedeninize neden aynı saygıyı duymuyorsunuz? Asıl saygısızlık, insanın kendi gençliğine, kendi emanetine kıyması değil midir? Başkasından utanıp sakladığınız şeyi, kendinize reva görmeyin..."
Başlarını öne eğdiler. Tabi ki o an sigarayı ellerinden atmalarını beklemiyordum. Amacım da bu değildi zaten. İstediğim şey, zihinlerine bir soru işareti bırakmaktı. Zaman geçtikçe büyüyecek ve onlara 'ben ne yapıyorum?' dedirtecek bir soru işareti. Sanırım bunu da bir miktar başarmıştım.
(24 Nisan 2013)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder