15.01.2012

YANLIŞ HESAP!

Diyor ki;
Feleği semeği, çiçeği böceği, dağı taşı, uçan kuşu, gökte yıldızları, milyonlarca nebulozları, yani her şeyi yaratan tek şey; "Allah" fikri aklına sığmıyormuş.
Peki "bir şey"in, "her şey" olabilecek iken "o şey" olmasına sebep olan irade aklına sığıyor mu?
Ayrıca sen şimdiye kadar bir yaratılanı bir başka yaratılanla kıyaslayıp değerlendirme yaptın. Birisi 'ben şu kayayı kaldırabilirim' dediğinde, bir yaratılan olarak kendi tecrübelerin ışığında iddianın yanlış olduğuna karar verebildin.
Peki, tek O Yaratıcıyı neyle kıyasladın ki, her şeyi yaratmasından kuşku duyuyorsun? Sakın  O'nu  yarattıklarıyla kıyaslayarak bir hesap yanlışı yapıyor olmayasın?
----------------------------------------------------
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – De ki: O, Allah’tır, gerçek İlahtır ve Birdir.
2 – Allah Samed’dir.
3 – Ne doğurdu, ne de doğuruldu.
4 – Ne de herhangi bir şey O’na denk oldu. (İHLAS SURESİ)

4.01.2012

KIZIM SANA SÖYLÜYORUM, GELİNİM SEN ANLA!


Kızım! Bu gün sana hüsn-ü cemalinden dolayı aşık olan o delikanlının,  yarın sen yaşlanıp güzelliğini muhafaza edemediğinde başka güzel yüzlüleri aramak isteyeceğini göz ardı etmemelisin.
Öyleyse, senin hüsn-ü cemaline methiyeler düzene ehemmiyet verme! O delikanlı seni hiç kaybolmayan güzelliklerinden dolayı sevsin.  Sen de onun bu daimi sevgi ve hürmetine karşılık, hüsn-ü cemalini hediye et.
Şunu da aklından çıkarma ki;
Anne karnında bir heykeltıraş gibi çalışıp bu güzel yüzü sen yontmadın. Bilakis o;  Rabbinin sana bir hediyesidir.
Öyleyse, aynanın karşısına gide gele sana ait olmayan bu eserden dolayı ne gururlan ne de utan! Yok değil var, var ama canlı, canlı ama insan olarak yaratıldığın için şükret. O büyük 'Sanatkar'ı tanı, kusursuz sanatından dolayı secdeye kapan, ve pek kıymetli hediyesini iyi muhafaza et.

1.01.2012

SELAMSIZ BANDOSU!

Saat 00:00 gösterince havai fişekler patladı. Bazı insanlar "geliyor! geliyor!" dedikleri yeni yılı çığlıklar ve uğultularla karşıladılar.
Ben ise (eğer yeni bir yıl varsa, elbette eskisi de olmalı diyerek) eski dedikleri yılın son dakikalarını şöyle dolu dolu yaşamayı seçtim ve günlük hayat akışımı değiştirmeden, bu esintiyi kaleme aldım.
Şöyle ki:
Bittiği farz edilen eski yıl, bana ve bütün insanlara ait acı ve tatlı binlerce anı ile, rengimize, kokumuza ve duygularımıza boyanarak bir kişilik kazandı.
Geldiğini varsaydığımız yıl ise henüz bize ait hiç bir eseri barındırmadığı ve bize ne kadar yar olacağı belli olmadığından, benim için bir kıymet ifade etmedi. Dolayısıyla elimdeki sermayem olan şimdiki zamanımı, henüz alem-i gaybdan alem-i şehadete intikal etmemiş gelecek zamana methiyeler dizerek geçirmeyi  israf saydım. Bu sebepten, yüzümü eski yıla dönerek onunla dertleşmeyi tercih ettim.
---------------------------------------------------------------
Şener Şen'in sevdiğim filmlerinden birisidir "Selamsız Bandosu"... Tren yolu üzerindeki Selamsız kasabasından Reis-i Cumhur geçecektir. Kasaba sakinleri, köylülerden oluşan bir bando hazırlamaya karar verirler. Kasabadan geçerken, Reis-i Cumhur demiryolu güzergahında çalan bandoyu görecek, treni durduracak ve böylece kasabada mola verecektir. Bütün kasaba işini gücünü bırakır ve bin bir türlü zoruluklarla bir bando hazırlar.
Reis-i Cumhurun geçeceği gün her şey tamamdır. Tren görünür, bando çalmaya başlar. Bir tarafta bandonun sesi, diğer yanda ahalinin nümayişi ve lokomotifin sesi bir kaç saniyeliğine birbirine karışır. Trenin havalandırdığı toz dumanın içinde bir el kompartımanın penceresinden ahaliyi selamlayarak diğer kasabalara doğru uzaklaşır gider.
Velhasılı kelam, umarım  bizim yeni  yıl kutlamalarımız da "Selamsız Bandosu" nun sonundaki sahne gibi neticelenmez.
----------------------------------------------------
Bu arada "yeni yıl"ın ilk yazısını yazan ben oldum galiba...

31.12.2011

BOŞ MU, DOLU MU?

Bir nimete şükretmek için, o nimetin yokluğunun ıztırabını çeken birini görmek, bana emek mahrumu bir kazanım gibi geliyor. Şıklardan giderek cevabı bulmak kadar ucuz...
Oysaki "yok"tan "var" edildiğimizi idrak etmek daha tesirli bir şükür sebebi olmalıydı.
Yani bidayette verilen nimetin "yok" olmasından değil, hediye edilen yüzlerce ve binlerce nimetin "var"lığından şükür hisleriyle dolmalıydık.
--------------------------------------------------
Kuran-ı Kerimde buyuruluyor ki:
*Rahman Kur’ân’ı öğretti.
*İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
*Güneş ve ay bir hesap ile hareket ederler.
*Yıldızlar ve bitkiler hep secdededirler.
*Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı koydu ki siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız.
*Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın.
*Allah yeryüzünü de canlı yaratıklar için alçaltıp döşedi.
*Orada meyve çeşitleri, salkımlarla dolu hurma ağaçları, saplı ve yapraklı hububat ve hoş kokulu bitkiler vardır.
*O halde Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz? (RAHMAN 1-13)

22.12.2011

BAĞIMLIYIM, BAĞLIYIM!

Bu sene mezun ettiğimiz bir öğrencimiz üniversitesiyle ve oradaki arkadaşları ile ilgili ilk intibalarını şöyle paylaşmıştı:

"Bu arada bizim sınıfta herkes sigara kullanıyor. Alkol desen almış başını gitmiş de tek ben öyle saf gibi kaldım aralarında. Hiç alkol sigara almadım, dedim hepsinin yüzünün rengi bir değişti, çok rezil oldum."

Bu yorumu okuyunca yüreğimin derinlerinde bir sızı hissettim. Siyahın beyaz, beyazın siyah olduğu devir bu olsa gerek diye düşündüm. Bir insan düşünün ki hayatını devam ettirsin diye kendisine karşılıksız verilen sermayesini muhafaza ettiği, amaç dışı kullanmadığı için bu emanetleri suistimal edenlerden utanıyordu.

Dayanamadım ve onun yorumuna bir yorum da ben ekledim:

Alkol ve sigara kullanmamak bir üstünlüktür. Bence o arkadaşların sana gıpta ile bakmışlardır. Çünkü isteseler de sigarayı söndüremez, alkole elveda diyemez, bağımlı olmamanın gücünü bilemezler.
------------------------------------------------------------
Onlar (müminler) öyle mükemmel insanlardır ki şayet kendilerine dünyada hâkimiyet nasib edersek namazlarını hakkıyla ifa eder, zekâtlarını verir, iyi ve meşrû olanı yayar, kötülüğü önlerler. Bütün işlerin âkıbeti elbette Allah’a aittir.  HAC SURESİ-41