20.10.2010

GÜLÜMSEMENİN BÖYLESİ....

Küçük kardeşimle aramızda sadece bir yaş fark vardır. Bu yüzden çocukluğumuzda bir çok meselede onunla çatışır ve genellikle de dövüşürdük. Ama ben daha güçlü ve kuvvetli olduğum için onu şöyle altıma alır ve güzelce ezerdim. Lakin kendisi benden daha sinirli olduğundan onu bırakmam halinde bana bir şey yapmayacağına dair söz alır ve ancak o zaman serbest bırakırdım.

Geçenlerde bir devlet adamı bir başka devlet adamına, başörtülülerin başörtülü olmayanlara baskı yapmayacağı konusunda kendisi teminat verdiğini söyledi. Bana yukarıda anlattığım çocukluk yıllarımı anımsattı. Bu devlet adamlarımıza şöyle dua ettim: " Beni gülümsettiniz. Allah da sizi gülümsetsin."

10.10.2010

SUÇLU KİM Mİ....


Sürekli başkasının ayıp ve kusurlarını araştıran kişi o kadar talihsizdir ki, kendinde saklı hazinelerle neler yapabileceğinin farkına bile varamaz.


***********************************
Peygamber efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem): "Bir müslümanın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter."
************************************
Allah (celle celaluhu) hucurat suresi 12. ayet buyuruyor:
"Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır.
Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı?"

8.09.2010

SÖZ SÖYLEMEK ÜZERİNE....

Kişi kelimelerle düşünür, kelimelerle konuşur...yani toplumun konuşma biçimini değiştirmek istiyorsanız önce kullandığı kelimelelerini değiştirmelisiniz.
Dil bilimci Noam Chomsky herhangi bir durumu ifade etmek için kullanılan kelimenin psikolojik ve sinirsel durumda farklılıklar oluşturduğunu gözlemlemiş.

ulusalcı
milliyetçi
tarikatcı
ayrılıkçı
solcu
sağcı
erbakancı
apocu
dinci
bölücü
türbanlı
.
.
.
Bu ayrıştırıcı kelimeleri hayatımızdan atmadıkça uzlaşı pek kolay görünmüyor....

Hatta o kadar ki, yukarıdaki cümleyi önce şu şekilde yazdım:
"Bu ayrıştırıcı kelimeleri hayatımızdan atmadıkça uzlaşı çok zor görünüyor"....ve beni huzursuz etti... çünkü içinde "zor" kelimesini barındırıyor, bir şeyin olamayacağına vurgu yapıyordu.
Ama yeni yazdığım cümle "kolay" kelimesini barındırıyor ve cesaretinizi artırıyor. Kelime deyip geçmemek lazım..
Yunus Emre:
Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz diye ne güzel söylemiş.

*********************************************************
Allah Resulü(a.s.) buyurdular: " Kim ki Allah'a ve ahret gününe inanıyorsa ya hayır konuşsun yahut sussun."

Allah(c.c.) Hz. Musaya(a.s) şöyle buyurdu: "Gidin. Firavun’a, zira o iyice azdı. Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitab edin. Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir.” Taha Suresi 43-44. ayetler.

Allah(c.c.) Hz. Muhammed'e (a.s.) şöyle buyurdu: "İnsanlara yumuşak davranman da Allah’ın merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıverirlerdi. "Al-i İmran Suresi 159. ayet.

7.09.2010

KULAKTAN KULAĞA...


Peygamber efendimiz (a.s), "her duyduğunu nakletmesi kişiye yalan olarak yeter" buyurdular.

Demek ki, -mişli geçmiş zaman kullanırken dikkatli olmak gerekiyor.

18.08.2010

BİR DİLİM KARPUZUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ.....


Bu gün öğleye doğru öyle bir susadım ki, akşam iftarda yiyeceğim soğuk bir dilim karpuzun tadı vakit geçtikçe arttı da arttı. İftar vakti yaklaştıkça artık karpuzdan başka gıda almayacağımı düşünmeye başladım. Galiba karpuza aşık olmuştum(!) Ama vakit gelip bir iki dilim yiyince bu karpuzun da öncekilerle aynı tada sahip olduğunu anladım. 'Bu muyda benim gün boyu beklediğim tat' demeye bile başladım.
Anlaşılan ben gün boyu pınar başlarında, buz gibi soğuk sularda soğuttuğum hayalimdeki karpuzu istiyordum.
Demek ki bir şeyin kıymeti onun varlığında değil eksikliğinde anlaşılıyor. Önceki yıllarda bir öğrenci velim oğlunun her istediğini satın almasına rağmen onu memnun edemediğini söylediğinde galiba bu durumu gözden kaçırıyordu.
Acaba, mutluluk bir şeyin yokluğunda, o şeyin varlığını hayal etmekte midir? Ne dersiniz?