19.01.2009

İNSAN-I KAMİL OLMAK!


Yol-yöntem bilmediği için üzerine üzerine gelenlere, yol ver gitsin! Yürümeyi bilmeyenlerle çarpışınca en büyük hasarı, yürümeyi bilen alır.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Kim haksız olduğu bir münakaşayı terkederse kendisine cennetin kenarında bir ev kurulur. Haklı olduğu bir münâkaşayı terkedene de cennetin ortasında bir ev kurulur.Kim de ahlakını güzel kılarsa cennetin yüce yerinde bir ev kurulur."

17.01.2009

CENNET UCUZ DEĞİL!


Nefsim!Yorucu bir günün ardından iyice dinlenebilmek için evini yumuşacık yataklar, konforlu mobilyalar ve çeşit çeşit cihazatla donatırsın. Peki, ya şu dağdağalı dünya hayatından sonraki hanen olan ahiretini cennete çevirmek için ne kadar gayret sarf ediyorsun?

28.03.2008

"DEMOKRASİ" Mİ YOKSA "DEMO-OLASI" MI?


Şaşıyorum...ve üzülüyorum... demokrasi kendini korumak için "antidemokrasi"ye mi muhtaç olmuş? Ben "demo" değil, tas tamam "demokrasi" istiyorum. Sağından solundan kırpılıp, "demo" yapılana razı değilim.

17.12.2007

KİM KAZANÇLI?



Geçenlerde öğrencilerime doğum tarihlerini sordum. 1992 dediler... ilkildim... o yıl benim üniversiteye girdiğim yıldı. O yıldan bu güne 15 yıl geçmiş, o bebekler birer delikanlı ve birer genç kız olmuşlardı. O zaman sahip olup bu gün sahip olmadıklarımı, o zaman sahip olmayıp bu gün sahip olduklarımı düşündüm... bir muhasebe yaptım kendi kendime, kazançlı mıyım yoksa kayıpta mı diye.... Bazen o gün sahip olduklarımdan, bazen de bu gün sahip olduklarımdan vazgeçemiyor, bazen bu gün kaybettiklerime ve bazen de o günkü eksiklerime üzülüyordum. Bir neticeye ulaşamadım. Siz ne dersiniz? Kazançlı mıyız yoksa kayıpta mı?

23.08.2007

ASLINDA ÇOK SESLİLİK DOĞAMIZDA VAR!


Bazen en sevdiğim müzik parçalarından oluşan bir liste yapıp dinliyorum. Ama bir süre sonra onu dinlemekten sıkılıyor ve daha önce seçmediğim parçalardan bir liste yapıyorum. Bu listeyi dinledikten sonra, önceki listeyi daha bir zevkle dinliyorum. İnsan ruhu tekdüze bir hayata razı değil. Her gün farklı şeyler istiyor. Bozuk bir yemekten sonra lezzetli bir yemeğin tadı, çöp kokusundan sonra gül kokusu, kıştan sonra bahar, yazdan sonra kış, bir yanlıştan tevbe ettikten sonra doğruların tadı başka oluyor. Ademoğlu, yeknesak bir hayat istemiyor.

Öyleyse, neden hep beğendiklerimizi yüceltir, beğenmediklerimizi yok etmek isteriz? Hep beğendiğimiz insanlardan oluşan bir dünya sıkıcı olmaz mı?
Ey beğenmediğim kişi ya da düşünce! Sen olmasaydın acaba ben ya da düşüncem var olabilir miydi?