10.08.2019

MİSAFİRİZ

Üç yıl önce Kurban bayramında gelmiştim buraya....
Yarın dördüncü Kurban bayramını yaşayacağım.
Geriye bakınca ne kadar hızlı geçmiş zaman...
İleriye bakınca ne kadar da yavaş geçiyor.
Yollar, yolculuklar..
Geldiğin her yerden bir gün gidiyorsun...
Nereye gidersen git, misafirsin işte...
Bir de şeddatlar yüreğindeki "vatan" duygusunu iyice yok ettiyse, artık otağını kuracağın bir yer de aramıyorsun, aramak istemiyorsun....
Bir süre sonra misafirlik sığınağın oluyor..

5.01.2019

DERDİM BANA DERMAN İMİŞ

O yokuşu yürümek iki yıl önce tam bir işkenceydi.
Şimdi aynı yokuşu diyabete karşı ilaç olarak yürüyorum.
Hayat işte.
Kim bilir, bugün sevmediğimiz hangi şeyler ileride karşımıza çare olarak çıkacak.

20.08.2018

KURBAN BAYRAMI

Türkiye, üç yıldır kurban bayramını bensiz kutluyor..

Biliyorum, biraz Necip Fazıl fıkrası gibi oldu bu..

Necip Fazıl rahmetli...

Bir gün koşmasına rağmen Kadıköy vapurunu yakalayamaz. Bu arada bir okuru kendisine yaklaşır ve şöyle söyler: "Üstadım, görüyorum ki vapuru kaçırdınız."

Rahmetli biraz da asabi bir şekilde cevap verir:

"Hayır kaçırmadım. Ben kovdum, o da gitti!" der.

Her neyse!..

Gerçi benim durumum biraz farklı. Sibirya'da bile kurban bayramı yaşamış birisiyim ben..

Orada Türkiye'de olduğu gibi dört gün Kurban bayramı tatili de olmazdı.

Biz öğretmenler vazife paylaşımı yapar; bir yarımız hem kendi hem de diğerlerinin dersine girer, diğer yarımız da daha önce anlaştığımız bir çiftlikte -30 -40 derece soğukta kurban keserdik.

Ne günlerdi. Hey gidi günler..

Yarın dönüp bugünlere baktığımızda "hey gidi günler" diyeceğimiz gibi..

İnsan işte. Yaşanan anlar'ın acısı, hasreti, sıkıntısı, gelecek günlerin tatlı anıları oluyor.

Kurbanlarınızın ve dualarınızın kabul olacağı bir Kurban bayramı dileğiyle..

27.02.2018

HATASIZ KUL OLMAZ




Öğrencilerden biri hazırladığım üniversiteye hazırlık dokümanı hakkında şunu sordu: "Hocam bu kitapçıkta neden bu kadar hata var?"
"Hiçbir şey yapmazsan hiçbir hata da yapmazsın!" dedim ona.. ...ve ardından ekledim:
"Yanlış olan hata yapmak değil, hatayı fark ettiğin halde düzeltmemektir! Öyleyse hata yapmaktan korkmamalı.. "
Bu cevap onların da hoşuna gitti. 

16.07.2015

RAMAZAN’A VEDA

Elveda sana, üzerimizi örten rahmet. Güle güle sana, yuvalarımıza yağan bereket. Bizler yıllar var ki, senin o varlığı dirilten atmosferini yılda bir ay da olsa yaşamayı bir baht sayıyoruz. Bütün varlık, senin pörsümüş ruhlara can üfleyen o billur atmosferinde yenileniyor ve tazeleniyor. Seni selamların en yücesi olan Allah’ın selamıyla selamlamıştık ve yine söyleyen dile şeref kazandıran “Allah’a ısmarladık” sihirli duasıyla uğurluyoruz.
 
Sen geldiğini, ruhlarımıza çeşit çeşit hazlar duyuran atmosferinle, o bayıltan lahuti kokunla hemen hissettiriyorsun. Sen bir rahmetsin. Kirlenen sokakları kirden arındıran yağmur gibi, günah çukurlarında bocalayan bizleri, elimizden tutup Hakkın af ve mağfiret kokan iklimine çeken bir vasıtasın. Sen nefsimizin dizginini elimize geçirme adına bize en güzel fırsatı sunan bir dost ve bir ay kadar da olsa içimizdeki Hakka kulluk isteğini tutuşturan bir meşalesin.Sen fakirlerin umudu olduğun kadar, zenginlere hayatı paylaşma adına sunulmuş yegane fırsatsın
.
Heyhat! Seni anlatmak bize mi düşer. Sen o sihirli ikliminle etrafımızı aldığın zaman yaşlıların yüzündeki memnuniyet, çocukların içindeki coşku, annelerin elindeki marifet oldun. Küçüklerden büyüklere saygı, büyüklerden küçüklere sevgi oldun. İnananların yüzündeki gülümseme, kalplerdeki huzur ve ebediyete uzanan yolda bir nur oldun. İçimizde gizlenmiş, nefis prangasına vurulmuş duygularımızın şehbal açmasına vesile oldun.Yılın on bir ayı secdeyle şereflenmemiş alınlara, hakka bağlılık ve Peygamberler sultanına tabiyet mührünü vurdun. Bitirim yerlerinde hayatlarını çürüten zavallıların kısa bir süre de olsa, kulluklarını hatırlamalarına vesile oldun. Kalbi katıların kalbini yumuşattın. Affetmeyenlere en kutsal affı sunarak onları affa teşvik ettin. Ve son olarak da, zişuur olmayan mevcudatı da o kutsi ikliminle sarıp, onlar için de bir rahmet olduğunu bizlere bir kez daha tasdik ettirdin
.
Veyl ki bize, senin bu kadar ümit ve kurtuluş vadeden atmosferinden yeterince yararlanamadık. Yazık bizlere ki, senin bizleri düşündüğün kadar biz kendimizi düşünemedik. Yine, oyuncaklarıyla oyuna dalmış çocuklar gibi, malayani şeylerden başımızı kaldırıp senin af ve mağfiret durağına uğrayıp, sonra cennet yamaçlarına uzanan rahmet trenine yolcu olamadık.

Güle güle gönül dostum! Güle güle rahmet ayı! Sana elveda demenin hüznünü içimizde yaşarken, tekrar buluşacak olmanın ümidiyle hep senin yollarını gözleyeceğiz.