14.10.2012

BİR ŞEYLER YAPMAK LAZIM!


Sen "bir şey olmaz" dersin, diğeri de "bir şey olmaz" der. İki tane "bir şey olmaz" çakışır ve "bir şey" olur. O bir şey de "gözyaşı" olur.
-------------------------------------------
Servisle okula giderken emniyet kemerini bağladım. Şoför nedenini sordu. Medeniyet ölçülerine göre, aslında beni tebrik etmeliydi. Ben de yanıtladım. Aldığım karşılık ise "Korkma! Bir şey olmaz" oldu.
O gün asıl korkulması gerekenin, önlem alma düşüncesinin zihinlerde korkaklık olarak algılanması olduğunu fark ettim.
--------------------------------------------
Küçük kızımı tehlikeler konusunda uyarıyorum. İlginç ama cevap ne oluyor biliyor musunuz?
"Bir şey olmaz!"
Henüz beş yaşındasın! Ne zaman, kimden öğrendin bunu?
Yoksa şu "bir şey olmaz" algısı milletimizin genlerimize işlemiş de haberimiz mi yok?
--------------------------------------------

22.09.2012

ANNE BAŞA TAÇ İMİŞ...

Kadınlar; Allah(c.c)ın fıtratlarına derc ettiği derin şefkatten dolayı,  erkeklere göre çok daha güçlü sevme ve sevilme ihtiyacı hissederler. Eğer bu ihtiyacı gideremezlerse, kendilerinin en şirin ama mahrem azalarını bile  muhataplarının dikkatine arz eder ve böylece kendilerini sevdirmeye çalışır.
Kainatta hiç bir şey lüzumsuz yaratılmadı. O engin şefkatin kadına verilme sebebi, pek büyük şefkat ve merhamete muhtaç yavrusunu o engin his ile sarıp sarmalaması ve  koruyup kollamasıdır.
Ama bu amaca yönelik kendisine verilen duyguyu yanlış yerde kullanan kadın, bu suistimalden dolayıdır ki, beklediği sevgiyi muhatabında bulamamakta, sevilmek beklediği nazarlardan tahkir görmekte.
-------------------------------------------------------------
Belki bir menkıbe ama bence çok ibretlik:
Annesine karşı isyan edip baş kaldıran bir genç, önce annesini dövüp hırpalayarak incitir; sonra da hıncını alamayıp onu keser. Keserken de bıçağı parmağına kaçırır ve gayr-i iradî olarak “anam!” der. Onun bu feryadı üzerine annesinin ciğeri de, “yavrum!” diyerek oğlunun parmağına sarılır.
--------------------------------------------------------------
Bir gün birisi Resulullah'a (s.a.v) sorar: "Ben kime iyilik yapayım." Resulullah "Annene" der. Sonra tekrar kime diye sorduğunda tekrar "Annene" der. Adam tekrar sorar; Resulullah tekrar "Annene" der. Adam tekrar sorunca Resulullah bu sefer "Babana" diye cevap verir."
--------------------------------------------------------------
Rabbin şöyle buyurdu: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin.Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, "öff!" bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. (İsra suresi 23. ayet)

29.08.2012

SANAT YOKSA, SEBEBİ VAR...

Bilgiyi ezberlemek; "bilmiş gibi" yapmaktır.  "-miş gibi yapmak"; yalanın ilk basamağıdır.
Bilginin bir vücudu yoktur. Ona hayat veren ise eylemdir.
Bilgi eyleme nüfuz edince ona mana kazandırır, marifet olur. Marifet eşyaya nüfuz edince, ona estetik kazandırır, sanat olur.

26.08.2012

SANATA YOLCULUK...

Bir öğrencinin (ya da kişinin) herhangi bir sanat faaliyetini takdir edebilmesinin yolu; kimi zaman üretmenin tadına varacağı, bazen de üretememenin ıstırabını duyacağı, kendi karakterine uygun bir çalışmanın içine dahil edilmesidir.

2.08.2012

KİM YAPIYOR, NE YAPIYOR?


"Ne yapıyorsun?" sorusuna kendi cüz-i irademizi işaret eden onlarca belki yüzlerce yanıt veririz. Hatta yaptığımız işlerin başkalarına atfedilmesinden de ciddi rahatsızlık duyar, derhal itiraz ederiz.
Peki, kendi irademiz dışında olup biten milyonlarca ve belkide milyarlarca şeyi, kainatı kuşatan O“Yüce İrade”ye atfetmeyip, yaratma fiillerini yarattıklarına taksim ederek O'nun mülkünde hırsızlık yapmış olmuyor muyuz?
-------------------------------------------------------------------------------
105 – Göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır ki, insanlar yanından geçip gittikleri halde yüzlerini çevirdiklerinden farkına varmazlar.
106 – Onların ekserisi, şirk koşmaksızın Allah’a iman etmezler. (Yusuf Suresi)
-------------------------------------------------------------------------------
Buğday tanelerini kuşlar taşıyarak bir araya topladı. Dağdan taşlar yuvarlanmaya başladı ve her taş buğday yığınının üzerine bir kez vurdu ve buğday un oldu. Rüzgâr esti unları dere ile buluşturdu. Buğday su karışımı akarken hamur gibi yoğruldu. Bu akan hamur deredeki bazı taşlara vurunca yapıştı. Öğleye doğru güneşten dolayı sular biraz çekilince hamur ortaya çıktı. Kızgın güneşte hamur pişti ve ekmek oldu. Ben de dereye yüzmeye gitmiştim o ekmekleri buldum ve karnımı doyurdum. 
İmkansız mı?
Eğer kainattaki ölçülmüş ve tartılmış sayılamayacak kadar kusursuz birleşim imkan dahilinde ise, bu neden imkansız olsun ki?