Saat 00:00 gösterince havai fişekler patladı. Bazı insanlar "geliyor! geliyor!" dedikleri yeni yılı çığlıklar ve uğultularla karşıladılar.
Ben ise (eğer yeni bir yıl varsa, elbette eskisi de olmalı diyerek) eski dedikleri yılın son dakikalarını şöyle dolu dolu yaşamayı seçtim ve günlük hayat akışımı değiştirmeden, bu esintiyi kaleme aldım.
Şöyle ki:
Bittiği farz edilen eski yıl, bana ve bütün insanlara ait acı ve tatlı binlerce anı ile, rengimize, kokumuza ve duygularımıza boyanarak bir kişilik kazandı.
Geldiğini varsaydığımız yıl ise henüz bize ait hiç bir eseri barındırmadığı ve bize ne kadar yar olacağı belli olmadığından, benim için bir kıymet ifade etmedi. Dolayısıyla elimdeki sermayem olan şimdiki zamanımı, henüz alem-i gaybdan alem-i şehadete intikal etmemiş gelecek zamana methiyeler dizerek geçirmeyi israf saydım. Bu sebepten, yüzümü eski yıla dönerek onunla dertleşmeyi tercih ettim.
---------------------------------------------------------------
Şener Şen'in sevdiğim filmlerinden birisidir "Selamsız Bandosu"... Tren yolu üzerindeki Selamsız kasabasından Reis-i Cumhur geçecektir. Kasaba sakinleri, köylülerden oluşan bir bando hazırlamaya karar verirler. Kasabadan geçerken, Reis-i Cumhur demiryolu güzergahında çalan bandoyu görecek, treni durduracak ve böylece kasabada mola verecektir. Bütün kasaba işini gücünü bırakır ve bin bir türlü zoruluklarla bir bando hazırlar.
Reis-i Cumhurun geçeceği gün her şey tamamdır. Tren görünür, bando çalmaya başlar. Bir tarafta bandonun sesi, diğer yanda ahalinin nümayişi ve lokomotifin sesi bir kaç saniyeliğine birbirine karışır. Trenin havalandırdığı toz dumanın içinde bir el kompartımanın penceresinden ahaliyi selamlayarak diğer kasabalara doğru uzaklaşır gider.
Velhasılı kelam, umarım bizim yeni yıl kutlamalarımız da "Selamsız Bandosu" nun sonundaki sahne gibi neticelenmez.
----------------------------------------------------
Bu arada "yeni yıl"ın ilk yazısını yazan ben oldum galiba...
1.01.2012
31.12.2011
BOŞ MU, DOLU MU?
Bir nimete şükretmek için, o nimetin yokluğunun ıztırabını çeken birini görmek, bana emek mahrumu bir kazanım gibi geliyor. Şıklardan giderek cevabı bulmak kadar ucuz...
Oysaki "yok"tan "var" edildiğimizi idrak etmek daha tesirli bir şükür sebebi olmalıydı.
Yani bidayette verilen nimetin "yok" olmasından değil, hediye edilen yüzlerce ve binlerce nimetin "var"lığından şükür hisleriyle dolmalıydık.
--------------------------------------------------
Kuran-ı Kerimde buyuruluyor ki:
*Rahman Kur’ân’ı öğretti.
*İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
*Güneş ve ay bir hesap ile hareket ederler.
*Yıldızlar ve bitkiler hep secdededirler.
*Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı koydu ki siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız.
*Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın.
*Allah yeryüzünü de canlı yaratıklar için alçaltıp döşedi.
*Orada meyve çeşitleri, salkımlarla dolu hurma ağaçları, saplı ve yapraklı hububat ve hoş kokulu bitkiler vardır.
*O halde Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz? (RAHMAN 1-13)
Oysaki "yok"tan "var" edildiğimizi idrak etmek daha tesirli bir şükür sebebi olmalıydı.
Yani bidayette verilen nimetin "yok" olmasından değil, hediye edilen yüzlerce ve binlerce nimetin "var"lığından şükür hisleriyle dolmalıydık.
--------------------------------------------------
Kuran-ı Kerimde buyuruluyor ki:
*Rahman Kur’ân’ı öğretti.
*İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
*Güneş ve ay bir hesap ile hareket ederler.
*Yıldızlar ve bitkiler hep secdededirler.
*Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı koydu ki siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız.
*Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın.
*Allah yeryüzünü de canlı yaratıklar için alçaltıp döşedi.
*Orada meyve çeşitleri, salkımlarla dolu hurma ağaçları, saplı ve yapraklı hububat ve hoş kokulu bitkiler vardır.
*O halde Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz? (RAHMAN 1-13)
22.12.2011
BAĞIMLIYIM, BAĞLIYIM!
Bu sene mezun ettiğimiz bir öğrencimiz üniversitesiyle ve oradaki arkadaşları ile ilgili ilk intibalarını şöyle paylaşmıştı:
"Bu arada bizim sınıfta herkes sigara kullanıyor. Alkol desen almış başını gitmiş de tek ben öyle saf gibi kaldım aralarında. Hiç alkol sigara almadım, dedim hepsinin yüzünün rengi bir değişti, çok rezil oldum."
Bu yorumu okuyunca yüreğimin derinlerinde bir sızı hissettim. Siyahın beyaz, beyazın siyah olduğu devir bu olsa gerek diye düşündüm. Bir insan düşünün ki hayatını devam ettirsin diye kendisine karşılıksız verilen sermayesini muhafaza ettiği, amaç dışı kullanmadığı için bu emanetleri suistimal edenlerden utanıyordu.
Alkol ve sigara kullanmamak bir üstünlüktür. Bence o arkadaşların sana gıpta ile bakmışlardır. Çünkü isteseler de sigarayı söndüremez, alkole elveda diyemez, bağımlı olmamanın gücünü bilemezler.
"Bu arada bizim sınıfta herkes sigara kullanıyor. Alkol desen almış başını gitmiş de tek ben öyle saf gibi kaldım aralarında. Hiç alkol sigara almadım, dedim hepsinin yüzünün rengi bir değişti, çok rezil oldum."
Bu yorumu okuyunca yüreğimin derinlerinde bir sızı hissettim. Siyahın beyaz, beyazın siyah olduğu devir bu olsa gerek diye düşündüm. Bir insan düşünün ki hayatını devam ettirsin diye kendisine karşılıksız verilen sermayesini muhafaza ettiği, amaç dışı kullanmadığı için bu emanetleri suistimal edenlerden utanıyordu.
Dayanamadım ve onun yorumuna bir yorum da ben ekledim:
Alkol ve sigara kullanmamak bir üstünlüktür. Bence o arkadaşların sana gıpta ile bakmışlardır. Çünkü isteseler de sigarayı söndüremez, alkole elveda diyemez, bağımlı olmamanın gücünü bilemezler.
------------------------------------------------------------
Onlar (müminler) öyle mükemmel insanlardır ki şayet kendilerine dünyada hâkimiyet nasib edersek namazlarını hakkıyla ifa eder, zekâtlarını verir, iyi ve meşrû olanı yayar, kötülüğü önlerler. Bütün işlerin âkıbeti elbette Allah’a aittir. HAC SURESİ-41
Onlar (müminler) öyle mükemmel insanlardır ki şayet kendilerine dünyada hâkimiyet nasib edersek namazlarını hakkıyla ifa eder, zekâtlarını verir, iyi ve meşrû olanı yayar, kötülüğü önlerler. Bütün işlerin âkıbeti elbette Allah’a aittir. HAC SURESİ-41
2.12.2011
BİR AÇIDAN YALAN SEBEBİ...
Çok dakik bir öğretmenim. Öğrencilerimden de aynı dakikliği beklerim. İkinci zil çaldığında sınıfın kapısı kapanır. Sonra gelenler geç kalmıştır.
Önceleri, derse geç gelenlere nedenini sorardım. Sonra fark ettim ki, mazaret söyleyenler büyük çoğunlukla yalan söylüyorlar. Ardından şöyle düşündüm: "Neden?" sorusunu sorup onları yalan söylemeye niçin alıştırayım?
Artık "neden" sorusunu sormuyor, derhal cezayı veriyorum.
Ceza ne mi? Kaç dakika geç kaldığına bağlı olarak dersin bir bölümünü ayakta takip etmek!
--------------------------------------------------------------------------------
Hz. Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor: “Peygamberimiz Medine’ye gelişlerinden vefâtlarına kadar kendilerine hizmet ettim. Yaptığım herhangi bir işten dolayı bana: (Bunu neden böyle yapmadın? veya yapmadığım bir iş için de, bunu böyle yapmasaydın!; demedi.”
Önceleri, derse geç gelenlere nedenini sorardım. Sonra fark ettim ki, mazaret söyleyenler büyük çoğunlukla yalan söylüyorlar. Ardından şöyle düşündüm: "Neden?" sorusunu sorup onları yalan söylemeye niçin alıştırayım?
Artık "neden" sorusunu sormuyor, derhal cezayı veriyorum.
Ceza ne mi? Kaç dakika geç kaldığına bağlı olarak dersin bir bölümünü ayakta takip etmek!
--------------------------------------------------------------------------------
Hz. Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor: “Peygamberimiz Medine’ye gelişlerinden vefâtlarına kadar kendilerine hizmet ettim. Yaptığım herhangi bir işten dolayı bana: (Bunu neden böyle yapmadın? veya yapmadığım bir iş için de, bunu böyle yapmasaydın!; demedi.”
---------------------------------------------------------------------------------
Ey iman edenler! Size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sormayın! Maide:1011.11.2011
O'NU UNUTMA!
O'nu unutmuşuz ... Unuttukça O'nu, başka şeylere kul olmuşuz. Kimi zaman makama... Kimi zaman mekana... Kimi zaman O'nun kullarına kul olmuşuz. Tezata bakar mısın? Nefsimize ve arzularımıza köle oldukça, özgürlükten dem vurmuşuz.
------------------------------------------------------
Sakın şunlar gibi olmayın ki onlar Allah’ı unuttukları için, Allah da kendi öz canlarını kendilerine unutturdu. Fayda ve zararlarını dahi bilemiyorlar. İşte yoldan çıkanlar bunlardır. (Hasr suresi/19)
------------------------------------------------------
Sakın şunlar gibi olmayın ki onlar Allah’ı unuttukları için, Allah da kendi öz canlarını kendilerine unutturdu. Fayda ve zararlarını dahi bilemiyorlar. İşte yoldan çıkanlar bunlardır. (Hasr suresi/19)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




