8.09.2010

SÖZ SÖYLEMEK ÜZERİNE....

Kişi kelimelerle düşünür, kelimelerle konuşur...yani toplumun konuşma biçimini değiştirmek istiyorsanız önce kullandığı kelimelelerini değiştirmelisiniz.
Dil bilimci Noam Chomsky herhangi bir durumu ifade etmek için kullanılan kelimenin psikolojik ve sinirsel durumda farklılıklar oluşturduğunu gözlemlemiş.

ulusalcı
milliyetçi
tarikatcı
ayrılıkçı
solcu
sağcı
erbakancı
apocu
dinci
bölücü
türbanlı
.
.
.
Bu ayrıştırıcı kelimeleri hayatımızdan atmadıkça uzlaşı pek kolay görünmüyor....

Hatta o kadar ki, yukarıdaki cümleyi önce şu şekilde yazdım:
"Bu ayrıştırıcı kelimeleri hayatımızdan atmadıkça uzlaşı çok zor görünüyor"....ve beni huzursuz etti... çünkü içinde "zor" kelimesini barındırıyor, bir şeyin olamayacağına vurgu yapıyordu.
Ama yeni yazdığım cümle "kolay" kelimesini barındırıyor ve cesaretinizi artırıyor. Kelime deyip geçmemek lazım..
Yunus Emre:
Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz diye ne güzel söylemiş.

*********************************************************
Allah Resulü(a.s.) buyurdular: " Kim ki Allah'a ve ahret gününe inanıyorsa ya hayır konuşsun yahut sussun."

Allah(c.c.) Hz. Musaya(a.s) şöyle buyurdu: "Gidin. Firavun’a, zira o iyice azdı. Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitab edin. Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir.” Taha Suresi 43-44. ayetler.

Allah(c.c.) Hz. Muhammed'e (a.s.) şöyle buyurdu: "İnsanlara yumuşak davranman da Allah’ın merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıverirlerdi. "Al-i İmran Suresi 159. ayet.

7.09.2010

KULAKTAN KULAĞA...


Peygamber efendimiz (a.s), "her duyduğunu nakletmesi kişiye yalan olarak yeter" buyurdular.

Demek ki, -mişli geçmiş zaman kullanırken dikkatli olmak gerekiyor.

18.08.2010

BİR DİLİM KARPUZUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ.....


Bu gün öğleye doğru öyle bir susadım ki, akşam iftarda yiyeceğim soğuk bir dilim karpuzun tadı vakit geçtikçe arttı da arttı. İftar vakti yaklaştıkça artık karpuzdan başka gıda almayacağımı düşünmeye başladım. Galiba karpuza aşık olmuştum(!) Ama vakit gelip bir iki dilim yiyince bu karpuzun da öncekilerle aynı tada sahip olduğunu anladım. 'Bu muyda benim gün boyu beklediğim tat' demeye bile başladım.
Anlaşılan ben gün boyu pınar başlarında, buz gibi soğuk sularda soğuttuğum hayalimdeki karpuzu istiyordum.
Demek ki bir şeyin kıymeti onun varlığında değil eksikliğinde anlaşılıyor. Önceki yıllarda bir öğrenci velim oğlunun her istediğini satın almasına rağmen onu memnun edemediğini söylediğinde galiba bu durumu gözden kaçırıyordu.
Acaba, mutluluk bir şeyin yokluğunda, o şeyin varlığını hayal etmekte midir? Ne dersiniz?

10.01.2010

DİNLE! ÖNCE BİR DİNLE!


Dinlemelisin ki, anlayasın... anlamalısın ki doğru mu yanlış mı farkına varasın...farkına varmalısın ki yeni sentezler yapabilesin ve yeni fikirler üretebilesin...yeni fikirler üretmelisin ki insanlara söyleyecek sözün olsun...yoksa alkışlara, sloganlara mahkum olursun... Onlar da sadece dil ve kol kaslarını geliştirler. Unutma! Dil kası en güçlü varlıklar otçul memelilerken, kol kası en güçlü olanlar odun taşıyanlardır...

9.01.2010

KİMİN MALI?

Akşam ekmek almak için fırına yürüyordum. Aklımdan başka şeyler de satın almak geçti. Birden durakladım.
"Neden onları satın alıp boş yere para harcayayım" dedim kendime. Sanki onları yiyince daha mı mutlu olacaktım.
İçimden bir başka ses cevap verdi: "Para harcamayıp ne yapacaksın? Sonunda ölüm yok mu? "
Diğer ses durur mu? Hemen karşılık verdi: "Yeyip ne yapacaksın? Sonunda hesap yok mu?"
Onlar böyle tartışırken bambaşka bir ses araya girdi. "Boşuna tartışmayın. Ne para, ne gıda size ait değil... Para size ait olsa, ay sonunda bitmezdi. Gıda sizin olsa kanalizasyona gitmezdi. "

Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara suresi-155. ayet)